
Konferans salonu akustiği, bir toplantı veya sunum mekânında konuşmanın tüm katılımcılara net ve anlaşılır şekilde ulaşmasını, yankı ve arka plan gürültüsünü en aza indirmeyi hedefleyen akustik tasarım disiplinidir. Doğru projelendirilmiş bir konferans salonunda konuşmacı mikrofonsuz da büyük ölçüde anlaşılır olur, arka sıradaki katılımcı kelimeleri kaçırmaz ve uzun toplantılar yorucu hale gelmez. Bu rehberde konuşma anlaşılabilirliğini (STI), hedef reverberasyon süresini (RT60) ve konferans salonuna özgü doğru akustik panel reçetesini adım adım ele alıyoruz. Konu, genel hacim akustiği çalışmalarımızın konferans ve toplantı salonlarına özel uyarlanmış hâlidir.
Konferans Salonu Akustiği Neden Bu Kadar Önemli?
Bir konferans salonu; yatırımcı sunumlarının, kurumsal eğitimlerin, basın toplantılarının ve müşteri görüşmelerinin yapıldığı, kurumun itibarını doğrudan temsil eden bir mekândır. Akustik olarak sorunlu bir salonda en pahalı ses sistemi bile beklenen performansı veremez; çünkü sorun hoparlörde değil, sesin oda içinde nasıl davrandığındadır. Sert, paralel ve yansıtıcı yüzeylerle çevrili bir salonda ses defalarca yansır, üst üste biner ve konuşma net bir sinyal olmaktan çıkıp bulanık bir gürültü hâline gelir.
Sahada en sık karşılaştığımız belirtiler şunlardır:
- Konuşmacının sesi ön sıralarda net, arka sıralarda anlaşılmaz duyulur
- Salonda belirgin bir yankı veya çınlama hissedilir, özellikle boş salonda
- Katılımcılar sık sık “tekrar edebilir misiniz” diye sorar
- Mikrofon seviyesi yükseltildikçe geri besleme (feedback) uğultusu başlar
- Video konferans katılımcıları uzaktan sesi anlamakta zorlanır
- Salon uzun toplantılarda gürültü kaynaklı zihinsel yorgunluğa yol açar
Bu belirtilerin hepsi tesadüfi değildir; ölçülebilir iki parametreyle doğrudan ilişkilidir: konuşma anlaşılabilirliği (STI) ve reverberasyon süresi (RT60). Konferans salonu akustiği projelendirmesi, bu iki değeri hedef aralığa çekecek malzeme ve yüzey planını kurmaktır.
Konuşma Anlaşılabilirliği ve STI Değeri Nedir?
STI (Speech Transmission Index / Konuşma İletim İndeksi), bir mekânda konuşulan sözün dinleyiciye ne kadar bozulmadan ulaştığını 0 ile 1 arasında bir sayıyla ifade eden ölçüm değeridir. STI ne kadar yükselirse konuşmanın anlaşılabilirliği o kadar artar; salon akustiği projelerinde nihai başarı ölçütü genellikle bu değerdir, çünkü STI hem oda akustiğini hem arka plan gürültüsünü hem de ses sisteminin performansını tek bir skorda birleştirir.
Uluslararası akustik literatüründe genel kabul gören STI değerlendirme ölçeği şu şekildedir:
| STI Değeri | Anlaşılabilirlik Seviyesi | Konferans Salonu Yorumu |
|---|---|---|
| 0,75 – 1,00 | Mükemmel | Hedef aralık — mikrofonsuz konuşma bile net anlaşılır |
| 0,60 – 0,75 | İyi | Kabul edilebilir minimum — ses sistemiyle desteklenmeli |
| 0,45 – 0,60 | Orta | Katılımcı yorgunluğu ve tekrar isteme başlar |
| 0,30 – 0,45 | Zayıf | Ciddi akustik müdahale gerekir |
| 0,30 altı | Kötü | Salon toplantı amacına uygun değildir |
Pratikte konferans ve toplantı salonları için 0,60 STI çoğu uluslararası tasarım rehberinde asgari kabul edilen eşiktir; video konferans sistemlerinin uzaktaki katılımcıya net ses aktarabilmesi için ise bu değerin 0,70 civarına çıkması beklenir. STI’yi düşüren üç ana etken vardır: yüksek reverberasyon süresi, yüksek arka plan gürültüsü ve yetersiz doğrudan ses/yansıyan ses oranı. Akustik panel projelendirmesinin görevi bu üç etkeni birlikte kontrol altına almaktır.
Hedef Reverberasyon Süresi (RT60) ve Sabine Formülü
Reverberasyon süresi (RT60), bir ses kaynağı aniden kesildikten sonra salon içindeki ses basıncı seviyesinin 60 dB azalması için geçen süredir ve TS EN ISO 3382 standardına göre ölçülür. RT60 ne kadar uzunsa, art arda söylenen kelimeler o kadar üst üste biner ve konuşma anlaşılabilirliği düşer. Bu süreyi tahmin etmek için akustik mühendisliğinde en yaygın kullanılan yöntem Sabine formülüdür:
RT60 = 0,161 × V / A
Burada V, salonun metreküp cinsinden hacmini; A ise salondaki tüm yüzeylerin ses yutma alanlarının (her yüzeyin metrekaresi × o yüzeyin ses yutma katsayısı) toplamını ifade eder. Formülün pratik anlamı basittir: hacim büyüdükçe RT60 uzar, yutucu yüzey alanı (A) arttıkça RT60 kısalır. Örneğin 900 m³ hacminde, sert sıva duvar ve asma tavanla çevrili, döşemesi seramik olan boş bir konferans salonunun RT60 değeri 1,5-2 saniyeye kadar çıkabilir; bu, konuşma için son derece uzundur. Duvarların bir bölümüne akustik keçe veya kumaş panel, tavana ise baffle ya da yüzer panel sistemi uygulandığında toplam yutma alanı (A) önemli ölçüde artar ve aynı salon 0,6-0,8 saniye aralığına çekilebilir — bu da tipik bir orta-büyük konferans salonu için sağlıklı bir hedeftir.
Mekân tipine göre kabul gören RT60 hedef aralıkları şöyledir:
| Mekân Tipi | Hedef RT60 (saniye) |
|---|---|
| Küçük toplantı odası | 0,3 – 0,5 |
| Ofis / açık ofis alanı | 0,4 – 0,6 |
| Orta ve büyük konferans salonu | 0,6 – 0,8 |
| Tiyatro salonu | 1,0 – 1,4 |
| Konser salonu | 1,6 – 2,2 |
Bu tablodan görüleceği gibi konferans salonu, tiyatro veya konser salonuna göre çok daha “kuru” bir akustiğe ihtiyaç duyar; çünkü öncelik müzikal zenginlik değil, konuşmanın net iletilmesidir. Projelendirme aşamasında salonun mevcut RT60’ı ölçülür, Sabine formülüyle hedefe ulaşmak için gereken ek yutma alanı hesaplanır ve bu alan duvar-tavan yüzeylerine akustik panel olarak dağıtılır.
Yankı ve Flutter Eko: Konferans Salonlarında En Sık Görülen İki Sorun
Yankı (echo) ve flutter eko birbirine karıştırılan ama farklı iki sorundur. Yankı, sesin uzun bir gecikmeyle tekrar duyulmasıdır ve genellikle büyük, boş ve sert yüzeyli salonlarda ortaya çıkar. Flutter eko ise iki paralel, sert ve birbirine yakın yüzey (örneğin karşılıklı düz duvarlar veya alçak sert tavan ile parlak zemin) arasında sesin hızlı, tıkırtı benzeri bir dizi yansımayla sıçramasıdır; konuşmacılar bunu genellikle “metalik” veya “tenekede konuşuyormuş gibi” bir his olarak tarif eder.
İki sorunun da çözümü aynı mantığa dayanır: paralel sert yüzeylerin en az birini emici veya dağıtıcı (difüzör) bir yüzeye dönüştürmek. Pratikte bu, karşılıklı duvarlardan birine akustik panel uygulamak, tavana baffle veya yüzer panel asmak ya da sahne arkası gibi düz büyük yüzeylerde difüzör kullanmak anlamına gelir. Salonun tamamını yutucu panelle kaplamak da yanlıştır; bu durumda salon “boğuk” ve cansız bir akustiğe kavuşur, konuşmacı kendi sesini bile zayıf duyar. Doğru yaklaşım, yutma ve yansımayı dengede tutmaktır.
Flutter ekoyu teşhis etmenin basit bir yolu, salonda tek el çırpmaktır: sağlıklı bir odada tek, kısa bir “çıt” sesi duyulurken, flutter eko sorunlu bir odada bu ses hızlı, titreşen bir “brrrt” sesine dönüşür. Bu basit test, profesyonel ölçüm öncesinde sorunun varlığını hızlıca fark etmeyi sağlar; ancak kesin hedef değerlerin belirlenmesi ve doğru panel miktarının hesaplanması için mutlaka RT60 ölçümü ve Sabine hesabına dayalı bir projelendirme yapılmalıdır.
Konferans Salonu Akustiğine Uygun Panel Reçetesi: Duvar, Tavan ve Sahne Arkası
Yan ve Arka Duvarlar: Emici Yüzeyler
Salonun yan duvarları ve arka duvarı, sesin ilk yansıma noktalarını (ön yansımalar) oluşturduğu için akustik müdahalenin başladığı yerdir. Bu yüzeylerde genellikle akustik keçe panellerimiz veya kumaş kaplı akustik panellerimiz tercih edilir; her ikisi de yüksek ses yutma performansı (NRC) sunarken kurumsal iç mekân estetiğine kolayca uyum sağlar. Arka duvarda özellikle konuşmacıya doğru geri yansıyan sesi kesmek kritik önemdedir, çünkü bu geri yansıma mikrofon geri beslemesini de tetikleyen etkenlerden biridir.
Tavan Çözümleri: Baffle ve Yüzer Panel Sistemleri
Tavan, konferans salonlarında genellikle en büyük ve en ihmal edilen ses yutma potansiyelidir. Asma tavan yüksekse veya beton görünümlü bırakılmışsa baffle tavan sistemleri hem güçlü bir akustik etki yaratır hem de aydınlatma ve projeksiyon ekipmanıyla kolayca entegre olur. Baffle paneller dikey asıldığı için tavan yüzey alanının tamamını kaplamadan yüksek yutma alanı (A) sağlar; bu da Sabine formülündeki hedefe daha az panelle ulaşmayı mümkün kılar. Aynı yaklaşım, açık plan toplantı alanlarını içeren ofis akustiği projelerinde de sıkça kullanılır.
Sahne Arkası ve Konuşmacı Bölgesi: Difüzör-Yansıtıcı Dengesi
Konuşmacının hemen arkasındaki büyük düz yüzey, dikkatli tasarlanmazsa sesin doğrudan geri konuşmacıya veya ön sıralara yansımasına neden olur. Bu bölgede tüm yüzeyi yutucuyla kaplamak yerine, sesi kontrollü biçimde dağıtan CNC kesim difüzör ahşap paneller veya sesi belirli bir yöne yönlendiren yansıtıcı ahşap paneller kullanmak, hem salonun canlılığını korur hem de konuşmacının kendi sesini net duymasını (self-monitoring) sağlar. Bu denge, büyük konser ve tiyatro sahnelerinde kullanılan tasarım mantığının küçük ölçekte konferans salonuna uyarlanmış hâlidir.
Kapı, Cam ve Dış Gürültü İzolasyonu
Akustik düzenleme (oda içi yankı kontrolü) ile ses yalıtımı (dışarıdan gelen gürültünün engellenmesi) farklı ihtiyaçlardır ve konferans salonlarında ikisi birlikte ele alınmalıdır. Fuaye veya koridordan gelen konuşma sesinin, klima ünitesinin ya da bitişik toplantı odasının gürültüsünün salona sızmaması için akustik kapı çözümlerimiz tercih edilir. Standart bir kapı, ne kadar iyi bir duvar yalıtımı yapılırsa yapılsın zincirin en zayıf halkası olur; bu yüzden özellikle basın toplantısı veya gizlilik gerektiren yönetim kurulu salonlarında akustik kapı ihmal edilmemelidir.
Ahşap, Keçe ve Kumaş Panel: Konferans Salonunda Hangisi Nerede Kullanılır?
Han Akustik’in ürettiği üç ana panel ailesi konferans salonlarında farklı rollerde görev alır. Doğru malzeme seçimi hem akustik performansı hem de kurumsal görünümü doğrudan etkiler.
| Panel Ailesi | Öne Çıkan Özellik | Konferans Salonunda Tipik Kullanım |
|---|---|---|
| Ahşap akustik paneller | Prestijli görünüm, difüzör ve delikli/derzli delikli seçenekler | Sahne arkası, giriş fuaye duvarı, yönetim kurulu salonu |
| Keçe (PET felt) paneller | Yüksek NRC, geri dönüştürülmüş malzeme, geniş renk seçeneği | Yan duvarlar, baffle tavan, modüler desenli aksan duvarı |
| Kumaş kaplı paneller | Kurumsal doku ve renk uyumu, düz-sade yüzey | Arka duvar, yan duvar geniş yüzeyler, baffle tavan |
Uygulamada bu üç aile genellikle tek başına değil, birlikte kullanılır: örneğin arka ve yan duvarlarda kumaş kaplı panel, tavanda keçe baffle, sahne arkasında ahşap difüzör gibi bir kombinasyon hem akustik hem estetik açıdan dengeli sonuç verir.
Malzeme seçiminde NRC değerinin yanında dikkate alınması gereken birkaç pratik kriter daha vardır. Konferans salonları genellikle kamuya açık veya yoğun kullanılan mekânlar olduğu için panellerin yangın dayanım sınıfının, kullanılacağı bina tipine uygun sertifikalı ürünlerden seçilmesi gerekir; bu konuda proje aşamasında ilgili teknik dokümantasyon paylaşılmalıdır. Bakım açısından kumaş kaplı paneller periyodik toz alma dışında özel bakım istemezken, ahşap paneller nem ve doğrudan güneş ışığına karşı biraz daha hassastır; bu yüzden cam cephesi olan salonlarda ahşabın konumlandırılması ayrıca değerlendirilir. Renk ve doku seçimi ise yalnızca estetik değil, aynı zamanda ışık yansıması ve projeksiyon/ekran kontrastı açısından da önemlidir — çok parlak veya çok koyu geniş yüzeyler, projeksiyon görüntüsünün okunabilirliğini de etkileyebilir.
Zemin, Mobilya ve Perde: Konferans Salonunda Gözden Kaçan Yüzeyler
Panel projelendirmesi konuşulurken zemin, koltuk döşemesi ve perde gibi tamamlayıcı yüzeyler çoğu zaman göz ardı edilir; oysa Sabine formülündeki toplam yutma alanına (A) bu yüzeyler de dahildir. Sert seramik veya parlak epoksi bir zemin neredeyse hiç ses yutmazken, halı kaplama veya dolgulu koltuklarla döşenmiş bir salon, hiçbir panel eklenmeden bile RT60’ı gözle görülür biçimde kısaltır. Bu yüzden akustik hesap yapılırken salonun boş mu yoksa dolu mu (katılımcılarla) değerlendirileceği de dikkate alınmalıdır; dolu bir salon, insan bedenlerinin sağladığı ek yutma nedeniyle boş hâline göre daha kısa bir RT60’a sahip olur.
Sahne önü veya kürsü arkasında kullanılan ağır dokulu akustik sahne perdeleri, özellikle çok amaçlı kullanılan (bazen konferans, bazen sunum/gösteri) salonlarda esnek bir çözüm sunar: perde açıldığında salon daha “canlı”, kapatıldığında ise daha “kuru” bir akustiğe geçer. Ancak perdenin tek başına bir ses yalıtım çözümü olmadığını, yalnızca yüzeydeki sesi yumuşatan bir yutucu görevi gördüğünü belirtmek gerekir; kalıcı ve ölçülebilir bir sonuç için sabit panel çözümleri esas alınmalıdır.
Ses Sistemi (Mikrofon ve Hoparlör) ile Akustik Tasarımın İlişkisi
Sahada sık gördüğümüz bir yanılgı, ses sorunlarının her zaman ekipmanla çözülebileceği düşüncesidir. Oysa akustik olarak sorunlu bir odada daha güçlü hoparlör veya daha hassas mikrofon takmak, çoğu zaman sorunu büyütür: yüksek reverberasyon süresi ve geri yansıyan ses, mikrofonun konuşmacının sesiyle birlikte kendi yansımasını da toplamasına ve bunun hoparlörden geri beslenerek ıslık sesine (feedback) dönüşmesine yol açar. Bu yüzden doğru sıralama şudur: önce oda akustiği (RT60 ve STI hedefine çekilir), sonra ses sistemi tasarımı ve mikrofon/hoparlör yerleşimi yapılır. Akustik projelendirmesi tamamlanmış bir salonda, aynı ses sistemi belirgin biçimde daha az güçle, daha az geri beslemeyle ve daha net sonuç verir; bu da hem donanım maliyetini hem de işletme sırasında yaşanan teknik arıza riskini azaltır.
Vaka İncelemesi: Gaziantep Konferans Salonu Projesi
Projelerimiz arasında yer alan Gaziantep Konferans Salonu çalışması, bu rehberde anlatılan yaklaşımın sahada nasıl uygulandığını gösteren somut bir örnektir. Projede önce salonun mevcut hacmi ve yüzey kompozisyonu değerlendirilmiş, ardından konuşma anlaşılabilirliğini artırmak amacıyla yan duvarlar ve tavanda ses yutucu panel çözümleri, sahne bölgesinde ise sesin dengeli dağılmasını sağlayan yüzeyler tasarlanmıştır. Buradaki temel prensip bu makalede anlatılanla birebir aynıdır: salonun tamamını tek tip malzemeyle kaplamak yerine, yüzey yüzey farklı akustik görev (yutma, dağıtma, yansıtma) tanımlamak. Bu tür projelerde üretim, projelendirme ve montajın aynı ekip tarafından uçtan uca yürütülmesi, sahada ortaya çıkan ölçü ve uygulama farklılıklarının hızlıca çözülmesini sağlar.
Küçük Toplantı Odası mı, Büyük Konferans Salonu mu? Ölçeğe Göre Farklar
Toplantı salonu akustiği ile büyük konferans salonu akustiği aynı fiziksel prensiplere dayansa da ölçek farkı tasarım kararlarını değiştirir. Küçük bir toplantı odasında (8-12 kişilik) hacim küçük olduğu için hedef RT60 daha kısadır (0,3-0,5 saniye) ve genellikle duvarların bir kısmına panel uygulamak yeterlidir; bu ölçekteki mekânlar ofis akustiği kapsamında değerlendirilir. Yüzlerce kişilik büyük bir konferans salonunda ise hem hacim hem de konuşmacı-dinleyici mesafesi arttığı için tavan, yan duvar ve sahne arkasının birlikte, katmanlı biçimde ele alınması gerekir; bu ölçekte tasarım mantığı, sahne akustiğinin öncelikli olduğu tiyatro salonu akustiği projelerine yaklaşır, ancak hedef RT60 tiyatroya göre daha kısa tutulur çünkü öncelik müzikal rezonans değil konuşma netliğidir.
Pratik bir kural olarak, salon kapasitesi ve kullanım amacına göre şu yaklaşım izlenebilir:
- 20 kişiye kadar toplantı odası: yan duvarların %30-40’ında panel yeterli olabilir
- 50-150 kişilik konferans salonu: yan duvar + tavan + arka duvar birlikte ele alınmalı
- 150 kişi üzeri büyük salon: yan duvar, tavan, sahne arkası ve balkon altı gibi alt hacimler ayrı ayrı hesaplanmalı
- Video konferans ağırlıklı kullanılan salonlarda mikrofon yakınındaki yüzeylere öncelik verilmeli
Akustik Projelendirme Süreci Nasıl İşler?
Konferans salonu akustiği projelerinde izlediğimiz süreç, tesadüfi panel asmaktan tamamen farklı, hesaba dayalı bir yoldur:
- Keşif ve ölçüm: Salonun mevcut hacmi, yüzey malzemeleri ve varsa mevcut RT60 değeri yerinde değerlendirilir.
- Hedef belirleme: Salonun kullanım amacına (konferans, eğitim, video konferans) göre hedef RT60 ve STI değeri belirlenir.
- Hesaplama: Sabine formülüyle hedefe ulaşmak için gereken ek ses yutma alanı hesaplanır.
- Malzeme ve yüzey planı: Bu alan; duvar, tavan ve sahne arkası arasında yutma-dağıtma dengesi gözetilerek dağıtılır.
- Üretim ve montaj: Seçilen panel türü ölçüye göre üretilir ve uygulanır.
- Doğrulama: Uygulama sonrası salon dinlenerek ve mümkünse tekrar ölçülerek hedefe ulaşılıp ulaşılmadığı kontrol edilir.
Bu sürecin nasıl işlediğini ve mekâna göre doğru çözümün nasıl seçildiğini daha genel bir çerçevede akustik projelendirme nedir başlıklı yazımızda da ele almıştık. Han Akustik olarak konferans salonu akustiği hizmetimiz kapsamında bu süreci üretim, projelendirme ve montajı tek çatı altında yürüterek uçtan uca yönetiyoruz. Konferans salonunuz için ücretsiz keşif ve projelendirme talep etmek isterseniz iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Konferans Salonu Akustiğinde Sık Yapılan 5 Hata
- Ölçüm yapmadan panel seçmek: Hedef RT60 hesaplanmadan “göze hoş görünen kadar” panel asmak, ya yetersiz ya da gereğinden fazla (ve maliyetli) bir uygulamayla sonuçlanır.
- Sadece tavanı veya sadece duvarı ele almak: Tek yüzeyde yoğunlaşmak yerine yutma alanının yüzeyler arasında dengeli dağıtılması gerekir.
- Salonun tamamını yutucu panelle kaplamak: Aşırı yutma, salonu akustik olarak “ölü” hâle getirir; konuşmacı kendi sesini duyamaz, sistem “boğuk” algılanır.
- Akustik tasarımı ses sisteminden sonraya bırakmak: Ekipman kurulduktan sonra akustik sorunu ekipmanla çözmeye çalışmak, hem maliyetli hem de çoğu zaman yetersiz kalır.
- Kapı ve camı ihmal etmek: Duvarlara yüksek bütçe ayırıp standart bir kapı bırakmak, tüm yalıtım zincirini zayıf halkaya indirger.
Sıkça Sorulan Sorular
Konferans salonu akustiği nedir?
Konferans salonu akustiği, bir toplantı veya sunum mekânında konuşmanın tüm katılımcılara net ve anlaşılır ulaşmasını sağlayan, yankı ve gürültü sorunlarını azaltan akustik tasarım disiplinidir. Hedef, konuşma anlaşılabilirliğini (STI) ve reverberasyon süresini (RT60) kullanım amacına uygun aralığa çekmektir.
STI değeri konferans salonu için kaç olmalı?
Konferans ve toplantı salonlarında STI değerinin en az 0,60 (iyi seviye), video konferans ağırlıklı kullanılan salonlarda ise 0,70 ve üzerinde olması hedeflenir. STI 0,75 üzerine çıktığında mikrofonsuz konuşma da büyük ölçüde net anlaşılır hâle gelir.
Konferans salonunda hedef RT60 değeri nedir?
Orta ve büyük ölçekli bir konferans salonunda hedef reverberasyon süresi genellikle 0,6-0,8 saniye aralığındadır. Küçük toplantı odalarında bu değer 0,3-0,5 saniyeye kadar inebilir; öncelik her zaman konuşmanın net iletilmesidir, müzikal rezonans değil.
Konferans salonunda hangi akustik panel kullanılmalı?
Genellikle yan ve arka duvarlarda keçe veya kumaş kaplı akustik paneller, tavanda baffle sistemleri, sahne arkasında ise sesi dengeli dağıtan ahşap difüzör veya yansıtıcı paneller tercih edilir. Doğru seçim, salonun ölçeğine ve kullanım amacına göre değişir.
Salonun tamamını akustik panelle kaplamak doğru mudur?
Hayır. Salonun tamamını yutucu panelle kaplamak aşırı ses emilimine, dolayısıyla akustik olarak cansız ve boğuk bir ortama yol açar. Doğru yaklaşım, yutma ve yansımayı belirli bir dengede tutarak yalnızca hesaplanan yüzeylere panel uygulamaktır.
Akustik tasarım yapılmadan sadece ses sistemi kurmak yeterli midir?
Hayır. Reverberasyon süresi yüksek bir salonda güçlü mikrofon ve hoparlör kurmak, geri besleme (feedback) ve anlaşılabilirlik sorunlarını çoğu zaman büyütür. Doğru sıralama, önce oda akustiğini hedef değerlere çekmek, ardından ses sistemini bu ortama göre tasarlamaktır.
Konferans salonu akustik projelendirmesi ne kadar sürer?
Süreç; keşif ve ölçüm, hedef RT60/STI belirleme, Sabine formülüyle hesaplama, malzeme ve yüzey planı, üretim-montaj ve doğrulama adımlarından oluşur. Süre salonun büyüklüğüne ve panel üretim sürecine göre değişir; net bir zaman planı için keşif sonrasında proje teklifiyle birlikte paylaşılır.


